Skip to content

Akilli Nokta | Gündem ve Bilgi

Akilli Nokta: güncel gelişmeler ve yaşamdan faydalı bilgiler

  • Ana Sayfa
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Haber
  • Tanıtım
  • İletişim
  • Reklam
  • Home
  • Eğitim
  • Tutuklanan doktorun iddiası: “Arif Ahmet Denizolgun’un ağzında sızıntı vardı”

Tutuklanan doktorun iddiası: “Arif Ahmet Denizolgun’un ağzında sızıntı vardı”

Samet Mutlu 6 Eylül 2026
Tutuklanan doktorun iddiası: “Arif Ahmet Denizolgun’un ağzında sızıntı vardı”

“Süleymancılar” olarak bilinen cemaatin lideri Alihan Kuriş ve beraberindekilere yönelik soruşturma, eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un ölümüyle ilgili dosyanın raftan indirilmesine ve mirasının yeniden gündeme gelmesine neden oldu.

Soruşturmada son olarak doktor Nurettin Demirkol “yalan tanıklık” suçlamasıyla tutuklandı.

Demirkol’un son ifadesinde söyledikleri ise dikkati çekti. Eski doktor, savunmasını “ayrıntıları hatırlamadığı” üzerine kurdu.

O dönem Denizolgun’un ölümünü 155’i arayarak ihbar eden Nurettin Demirkol, bu görüşmede “Ailenin doktoruyum.” diyordu.

Demirkol, 26 Ağustos 2026 tarihinde tanık olarak verdiği ilk ifadesinde ise “sağlık ve kolluk ekiplerini kimin aradığını bilmediğini, Denizolgun’un özel doktoru olmadığını ve ölümü şüpheli olarak değerlendirmediğini” ileri sürüyordu.

Savcılık bu çelişkiyi sordu. Demirkol “Olay günü ben mi aradım, başkası mı aradı hatırlamıyorum. Başkası benim telefonumdan da aramış olabilir.” savunmasını yaptı.

Bunun üzerine savcılık, “Olay günü polisle birkaç kez görüşmenize rağmen nasıl ilk ihbarı yapıp yapmadığınızı bilmiyorsunuz”?” sorusunu yöneltti.

Demirkol yakın zamanda baktığı hastaları dahi hatırlamakta zorlandığını öne sürdü, olayın üzerinden yaklaşık 10 yıl geçtiğini söyledi.

Ayrıca olay yerinde telefonunu “ortada bıraktığını”, çiftliğe gelip giden kişilerden birinin de telefonundan ihbar yapmış olabileceğini savundu.

Demirkol’un Denizolgun’la doktor – hasta ilişkisine ilişkin ifadeleri de ilgi çekiciydi; kendisi geçmişteki ifadesinde “Özel doktoru değildim.” diyordu.

Bu durum sorulduğunda Demirkol “Maktulü 2-3 kere muayene ettim. Ancak aile doktoru nasıl olunur bilmiyorum. Bu tabirden neyin kastedildiğini bilmiyorum.” iddiasını ileri sürdü.

Dosyada öne çıkan bir diğer isim ise Hilmi Tuna Kuriş oldu. Hilmi Tuna Kuriş, Alihan Kuriş’in kardeşi ve Arif Ahmet Denizolgun’un da yeğeni.

Demirkol, ilk ifadesinde çiftliğe gittiğinde Murat Bayrak ile yabancı uyruklu bir kişinin bulunduğunu öne sürmüştü.

Ancak soruşturma dosyasındaki olay yeri inceleme raporunda Hilmi Tuna Kuriş’in de orada olduğuna ilişkin kayıt yer aldığı; HTS incelemesinde Kuriş’in 7 Eylül 2016 günü saat 20.56’da çiftliğin bulunduğu bölgeden baz verdiği tespit edildi.

Savcılık ayrıca Demirkol ile Hilmi Tuna Kuriş arasında aynı gece 21.13 ve devamında arama ve aranma kayıtları bulunduğunu belirledi.

Demirkol, bu kayıtlar sorulduğunda “O gün Hilmi Tuna Kuriş ile konuşup konuşmadığımı hatırlamıyorum. Gittiğimde orada olup olmadığını bilmiyorum.” dedi.

Demirkol’a Ahmet Yum, Ahmet Gökçen ve Alihan Kuriş’in olay yerine gelip gelmediği de soruldu.

İfadesi dosyaya giren bir tanık, olay yerine gelen adli tabibin doktorun yanında bir avukat olduğunu ileri sürüyor, yanlarında Alihan Kuriş’in de olduğunu iddia ediyordu.

Demirkol ile Ahmet Yum arasında 8 Eylül 2016 sabahı telefon görüşmesi kaydı bulunduğu da kendisine hatırlatıldı.

Demirkol bu isimlerin olay yerine gelip gelmediğini ve Ahmet Yum’la neden görüştüğünü hatırlamadığını savundu.

Demirkol mahkeme sorgusunda Denizolgun’u ilk bulduğu anla ilgili ayrıntıları da paylaştı.

Eski doktor, Denizolgun’un ağzında bir sıvı bulunduğunu ancak bunun kan mı yoksa başka bir sıvı mı olduğunu ayırt edemediğini, adli tıp uzmanı olmadığı için bu konuda kesin değerlendirme yapamayacağını anlattı.

Ayrıca ölümün yeni olmadığını, vücutta şişme, sertlik ve ölüm morluklarını andıran bulgular bulunduğunu söyledi.

İhbara ilişkin çözüm tutanağında ilk telefon görüşmesinin saat 00.29’da gerçekleştiği görüldü.

155 operatörünün telefonu açmasının ardından ihbarcının kendisini “Ben doktor Nurettin Demirkol.” sözleriyle tanıttığı, “aile hekimi olduğu bir hastasının ani şekilde hayatını kaybettiğini” söylediği yer aldı.

Demirkol’un, “Aile hekimi olduğum bir hastam var, ani olarak vefat etmiş. Hükümet tabibinin görmesi gerekiyor. Belki muhtemelen ölüm nedeni belli değil, hakimin savcının görmesi gerekiyor.” ifadesi tutanağa girdi.

Demirkol’dan adres istenmesi üzerine, açık adresi bilmediğini söylediği, bunun üzerine operatörün, jandarma sorumluluk alanı olabileceğinden “156’yı araması gerektiğini” söylediği ve telefon görüşmesinin bittiği belirtildi.

Demirkol’un birkaç dakika sonra 155’i tekrar arayarak, “Biraz önce aramıştım, Doktor Nurettin Demirkol, vefat eden biriyle alakalı…” dediği, jandarmayla görüştüğünü ancak bölgenin polis sorumluluk alanında olduğunun kendisine söylendiğini belirterek, yeniden 155’ten yardım istediğine tutanakta yer verildi.

Tutanağa göre Demirkol, operatörün “Burada şüpheli ölüm konusu mu var?” sorusuna “Şüpheli, beklenmedik ani bir ölüm, beklenmedik, şüpheli ani bir ölüm…” şeklinde cevap verdi.

Denizolgun, Kuriş’in dayısıydı ve 2016 yılında İstanbul’un Beykoz ilçesindeki evinde ölü bulunana kadar cemaati o yönetiyordu.

Eski Bakan öldüğünde başa, “oy birliğiyle” Alihan Kuriş geçirildi. Kuriş, o gün şu konuşmayı yaptı:

“Madem ki dünya hayatı devam ediyor, o zaman İslam dini devam edecektir. Madem ki İslam dini kıyamete kadar devam edecek, o zaman hizmetlerimiz yani Allah’ın dinine, kitabına hizmet kıyamete kadar devam edecektir.

Bu gemiyi karaya oturtabilmek için bunların akıllarından geçen her adiliğe olur verecekleri de şüphesizdir.

Yolumuz din-i İslam’ı, ümmeti, milleti, devleti savunmaya, korumaya ve bu değerlere hizmet etmeye devam edecektir. Vatan hainlerine, din düşmanlarına, bozuk akımlara, devleti yıkılışa götüren üzeri örtülü planlara set olmaya devam edecektir.”

2026 yılına gelindiğinde Kuriş ve beraberindekiler, “Çıkar amaçlı suç örgütü yöneticiliği”, “Nitelikli dolandırıcılık”, “Vergi Usul Kanunu’na muhalefet”, “Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” gibi suçlamalarla gözaltına alınarak tutuklandı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, bu operasyonun üzerinde bir süredir çalıştıklarını belirterek mali yapıya ilişkin şu bilgileri verdi:

“2016 yılında akımın başına geçti. Akımın başına geçmesiyle birlikte faaliyetler daha gizlilik içerisinde büyümeye başladı. Almanya’nın Köln şehrinde büyük bir merkez yapıyorlar. Bu bina bittiğinde faaliyetlerinin tamamını oraya kaydıracağını da biliyoruz.

Örgütün suç kaynaklarına yönelik olarak bir operasyondu. Epeydir üzerinde çalışıyorduk. İlerleyen günlerde operasyonun neticeleri daha açık bir şekilde ortaya çıkmış olacak.”

Bu sırada Arif Ahmet Denizolgun’un ölümüyle ilgili dosya da raftan indirildi. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, yapılan otopsi işlemlerinin şüpheli olduğuna ilişkin iddia ve şikayetler olduğunu bildirdi.

İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nevzat Alkan tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda da ölüm, “şüpheli” bulundu.

Raporda 2016 yılında gerçekleştirilen otopsiye ait 145 fotoğraf ve video görüntüsü, dönemin Adli Tıp Kurumu raporları, kriminal incelemeler, olay yeri kayıtları, tanık ifadeleri, 19 Ağustos 2026 tarihli fethi kabir tutanağıyla soruşturma dosyasındaki diğer adli tıbbi belgeler birlikte değerlendirildi.

Denizolgun’un otopsi fotoğrafları ve video kayıtlarında, sağ meme alt kısmından göğüs ortasına doğru sıralanan 4 ayrı morluk bulunduğu belirtildi.

Bu morlukların altındaki dokularda da kanama görülmesinin, bu lezyonların ölümden önce meydana geldiğini gösterdiği raporda yer aldı.

“YASTIKLA BOĞULMUŞ OLABİLİR”

Lezyonların büyüklüğü ve göğüsteki yerleşimleri dikkate alındığında, bir kişinin göğse diziyle basıp ağız ve burnu bir yastıkla kapatarak nefessiz bırakması şeklindeki bir ölüm mekanizmasının mümkün olduğu değerlendirmesine de raporda yer verildi.

Raporda, mevcut bulgular ve otopsi tarihindeki ileri derecedeki çürüme durumu göz önünde bulundurulduğunda, Denizolgun’un ağız ve burnunun kapatılması suretiyle kasten öldürülmüş olma ihtimalinin bilimsel ve objektif olarak dışlanmasının mümkün olmadığı ifade edildi.

The post Tutuklanan doktorun iddiası: “Arif Ahmet Denizolgun’un ağzında sızıntı vardı” first appeared on .

Post navigation

Previous OpenAI’ın En Güçlü Modeli: GPT-6 Astra Kullanıma Açıldı
Next Son Dakika: Eylül ayı kira zam oranı belli oldu

Related Stories

Kanser Nedir? Belirtileri, Nedenleri, Türleri, Tanı ve Tedavi Yöntemleri

Kanser Nedir? Belirtileri, Nedenleri, Türleri, Tanı ve Tedavi Yöntemleri

15 Ekim 2026
Görevi sona ermişti: Kılıçdaroğlu’ndan ‘Gürsel Tekin’ açıklaması

Görevi sona ermişti: Kılıçdaroğlu’ndan ‘Gürsel Tekin’ açıklaması

29 Eylül 2026
Eriyen buzların altında bulundu: Üzerindeki katranın izleri bile silinmemiş

Eriyen buzların altında bulundu: Üzerindeki katranın izleri bile silinmemiş

29 Eylül 2026

Kategoriler

  • Eğitim (370)
  • Ekonomi (107)
  • Haber (205)
  • Sağlık (31)
  • Tanıtım (8)
  • Teknoloji (22)

Son Yazılar

  • YENİ Partili vekiller Halk TV’ye kayyum kararını gözlerini kapatarak protesto etti
  • Eylül ayı bütçe uygulama sonuçları açıklandı
  • Rusya’nın yaşadığı ağır kayıp: Milyon dolarlık uçaklar bir gecede yok edildi
  • Erken Teşhis Neden Önemlidir?
  • Tekirdağ’da taksinin çarptığı motosikletçi öldü, taksi sürücüsü gözaltına alındı
  • Akın Gürlek duyurdu: Sel felaketiyle ilgili soruşturma
  • Mahir Çayan’ın kitabına toplatma kararı: Yayın yönetmenine dava açıldı
  • Tether’den EFY Finance’e Yatırım
  • Piper Sandler ve Perella Weinberg 6 milyar dolarlık birleşme görüşmelerini sonlandırdı
  • Yapay zeka yarışında her şey birkaç günde değişti: Google ve Meta’dan yeni hamle
  • Atakum’da fındıkta verimi 160 kiloya çıkarmak için 10 mahallede model bahçe kuruldu
  • AB Lübnan ordusuna 3 yıllık destek misyonu kuruyor, Avn kararı memnuniyetle karşıladı
  • İçerik Dağıtım Sistemi Test Yayını – 23 Ekim 2026
  • Eyüpsultan’da kontrolden çıkan hafriyat kamyonu İSKİ bahçesine düştü, 2 yaralı
  • Şamil Tayyar’dan Sayan Kaya’nın “2 milyar küsur iade” sözüne tepki: O küsur binlerce emeklinin yıllık geliri
  • BŞEÜ’de düzenlenen çalıştayda tescilli Çukurören Biberi’nin geleceği masaya yatırıldı
  • Bayrampaşa’da 350 milyon liralık sahte parfüm ele geçirildi
  • Hangi kurum ve bakanlık kaç puanla personel alıyor? 2026 KPSS kaç puanla nereye girilir? P1, P2 ve P3 güncel kadro listesi
  • İran’dan Hürmüz tehdidi: Deniz altındaki internet kabloları kesilirse ne olur?
  • Putin’in ‘balıkçı teknesi’ planı deşifre oldu: Nato ülkesini felç edecekti
  • İYİ Parti’den istifa sonrası Eşref Fakıbaba ilk kez konuştu: ‘Bu ayrılık ilk değil’
  • S&P’den üç merkez bankası için faiz artışı tahmini
  • Bornova Belediye Başkanı Eşki, 83 köpeğe dair kararı belediyenin almadığını açıkladı
  • 2027’de taşınmaz gelirlerinde 143,8 milyar lira hedefleniyor
  • İstanbul’un ortasında yüz kızartan fuhuş pazarı

You may have missed

YENİ Partili vekiller Halk TV’ye kayyum kararını gözlerini kapatarak protesto etti

YENİ Partili vekiller Halk TV’ye kayyum kararını gözlerini kapatarak protesto etti

24 Ekim 2026
Eylül ayı bütçe uygulama sonuçları açıklandı

Eylül ayı bütçe uygulama sonuçları açıklandı

24 Ekim 2026
Rusya’nın yaşadığı ağır kayıp: Milyon dolarlık uçaklar bir gecede yok edildi

Rusya’nın yaşadığı ağır kayıp: Milyon dolarlık uçaklar bir gecede yok edildi

24 Ekim 2026
Erken Teşhis Neden Önemlidir?

Erken Teşhis Neden Önemlidir?

24 Ekim 2026
| DarkNews by AF themes.
extrabet
sekabet
extrabet
sekabet
extrabet
mertosman
esenyurt escort
beylikdüzü escort
avcılar escort
istanbul escort
bahçeşehir escort
beylikdüzü escort