İsrail’de seçmenler, genel seçimler için sandıklara gitti.
Ülkenin en uzun süre görevde kalan başbakanı Binyamin Netanyahu, sağcı, aşırı sağcı ve ultra-Ortodoks partilerden oluşan koalisyonunu sürdürmeye çalışırken, eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot liderliğindeki muhalefet yönetimde değişiklik talep ediyor.
Kamuoyu yoklamaları, iki taraf arasında çekişmeli bir yarış olacağını ve seçimlerin ardından hükümet kurma sürecinin zor geçebileceğini gösteriyor.
İsrail’de oy verme işlemi yerel saatle 07.00’de başladı. Sandıkların saat 22.00’de kapanması bekleniyor.
Merkez Seçim Komitesi’nin verilerine göre, oy verme işleminin ilk üç saatinde kayıtlı seçmenlerin yüzde 16,7’si sandığa gitti.
Bu oran, 1981 yılından bu yana seçimlerin ilk saatlerinde kaydedilen en yüksek katılım düzeyi oldu.
Seçmenlerin yoğun ilgisi, savaş sonrası ülkede derinleşen siyasi ve toplumsal bölünmenin sandığa yansıması olarak değerlendiriliyor.
NETANYAHU’NUN KARŞISINDA ESKİ GENELKURMAY BAŞKANI
Netanyahu’nun en kuvvetli rakibi, İsrail ordusunun eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot.
Güvenlik politikalarındaki sert tutumuyla bilinen Eisenkot, sağ ve merkez partilerin yanı sıra siyasi etkisi giderek azalan sol partilerin desteğini alarak Netanyahu’yu iktidardan düşürmeyi amaçlıyor.
Eisenkot, 7 Ekim saldırılarının ardından Netanyahu’nun savaş kabinesine katılmış ancak sekiz ay sonra başbakanın yönetimini eleştirerek görevinden ayrılmıştı.
Muhalefet lideri, seçim günü yaptığı açıklamada İsrail’de siyasi bir değişim olacağına inandığını ifade etti.
“İSRAİL’DE YENİ BİR DÖNEM BAŞLAYACAK”
Gadi Eisenkot, “Bugünün sonunda İsrail Devleti için yeni bir ruhun ve yeni bir değişimin ortaya çıkacağına inanıyorum. Bu değişim, son üç yılın ve o korkunç günün yaralarını sarmaya yardımcı olacak” dedi.
Seçimlerin önemli tartışma konularından biri, 7 Ekim 2023 tarihindeki saldırılar sırasında yaşanan güvenlik ve istihbarat başarısızlıklarıdır.
İsrail’in verdiği bilgilere göre, Hamas öncülüğündeki saldırılarda yaklaşık 1200 kişi hayatını kaybetti.
Saldırıların ardından İsrail’in Gazze’de başlattığı operasyon ise Filistinli sağlık yetkililerine göre 74 binden fazla Filistinlinin yaşamını yitirmesine yol açtı.
Netanyahu’nun muhalifleri, 7 Ekim saldırılarındaki güvenlik açıklarının araştırılması için ulusal bir soruşturma komisyonu kurulmasını talep ediyor. Netanyahu hükümeti ise bu tür girişimlere karşı çıkıyor.
Eisenkot ayrıca, İsrail’in Gazze’deki saldırılarını eleştirerek Hamas’ın bölgede yönetim gücünü korumasını çatışmaların başarısızlığı olarak değerlendiriyor.
Muhalefet lideri hükümeti kurması durumunda Hamas’ın Gazze’deki askeri ve siyasi gücünü 18 ay içinde ortadan kaldırmayı hedeflediğini belirtiyor.
TRUMP’IN DESTEĞİ NETANYAHU’YA YETECEK Mİ?
Netanyahu, seçim kampanyasında savaş dönemindeki liderliğini ve ABD Başkanı Donald Trump ile olan yakın ilişkilerini vurguladı.
İran’a karşı yürütülen savaşta Netanyahu’nun müttefiki olan Trump, İsrail Başbakanı’na desteğini açıklayarak iki ülkenin “işi bitirmesi gerektiğini” söyledi.
Netanyahu seçim günü sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda ise seçimlerde rüşvet iddialarıyla gözaltına alınan üç kişi hakkında bir habere yer verdi.
Likud seçmenlerine seslenen Netanyahu, seçimlerin güvenilirliğine yönelik tehditler karşısında kitlesel biçimde sandığa gitme çağrısında bulundu.
Netanyahu’nun koalisyon ortaklarından aşırı sağcı Itamar Ben-Gvir ise işgal altındaki Batı Şeria’daki Kiryat Arba yerleşiminde oy kullandı.
Ben-Gvir, Netanyahu’nun yeniden başbakan olacağını savunarak kendi partisinin kurulacak hükümette sağ kanadın temel unsurlarından biri olacağını belirtti.
İsrail’in parçalı siyasi yapısı nedeniyle seçimlerde en fazla oyu alan partinin tek başına hükümet kurması zor görünmektedir.
120 sandalyeli parlamentoda çoğunluğu elde edebilmek için en az 61 milletvekilinin desteği gerekmektedir.
ARAP SEÇMENLERİN OYLARI DENGELERİ DEĞİŞTİREBİLİR Mİ?
Seçimlerin sonucunu etkileyebilecek önemli faktörlerden biri de İsrail vatandaşı Filistinlilerin sandığa katılım oranıdır.
Arap seçmen Ahmed Tibi’nin ifadesine göre Arap seçmenler seçimlere “benzeri görülmemiş”
Eisenkot ise ortak değerleri paylaşmadıkları gerekçesiyle Arap partileriyle koalisyon kurmayacağını bildirmiştir.
Bununla birlikte bazı siyasi analistler Arap partilerin Netanyahu’yu iktidardan uzaklaştırmak amacıyla Eisenkot’un liderliğindeki bir azınlık hükümetini dışarıdan destekleyebileceğini düşünmektedir.
Eisenkot da Yahudi partilerin büyük çoğunluğu gibi Filistinlilerle iki devletli çözüm önerisine karşı çıkmaktadır. Ancak Eisenkot işgal altındaki Batı Şeria’da Filistinlilere yönelik Yahudi yerleşimci şiddetini kınamakta ve Netanyahu’nun aşırı sağcı koalisyon ortaklarına karşı durmaktadır.
HÜKÜMET KURULAMAZSA NE OLACAK?
Eğer Netanyahu veya Eisenkot’un parlamentoda çoğunluğu sağlayamaması durumunda İsrail’deki siyasi belirsizliğin devam etmesi beklenmektedir.
Hiçbir liderin hükümet kurma başarısı gösteremediği takdirde Netanyahu yeni seçim yapılana kadar geçici başbakan olarak görev yapmaya devam edebilir.
Netanyahu’nun muhalifleri ise onu yalnızca bir kez -2009 yılından beri- koltuklarından uzaklaştırmayı başardılar.
Bu süreçte iki yıl içerisinde dört sonuçsuz seçim gerçekleştirilmiş olup Netanyahu iktidarı kaybettikten yaklaşık on sekiz ay sonra yeniden başbakan olmuştu.
Son yapılan seçimlerde yüksek katılım oranı ve anketlerde görülen çekişmeli yarışlar yine zorlu koalisyon müzakerelerinin yaşanabileceğine işaret etmektedir.